Göğüsteki Döküntü: Sebepleri ve Tedavisi

Haberler

Göğsünüzün altında meydana gelen kızarıklığa birçok şey neden olabilir. Belirti olarak görünen kızarıklık haricinde bu nedenler genellikle dört kategoriye ayrılırlar.  Enfeksiyonlar, alerjiler, otoimmün bozuklukları ve kanser.

Göğsümde döküntü var ise ne zaman doktora görünmeliyim?

Göğüste kırmızı lekeler veya kızarıklık genellikle endişe nedeni değildir, ancak bazen meme kanseri dahil daha ciddi bir durumun işareti olabilir. Aşağıdaki semptomların herhangi biriyle birlikte kızarıklık meydana gelirse, insanlar mümkün olan en kısa sürede bir doktora görünmelidir.

Belirtilerin yanında eğer aşağıda belirtilen maddeler de mevcut ise vakit kaybetmemek önemlidir.

  • Boğaz ağrısı,
  • Eklemlerde ağrı,
  • Bir hayvan ya da böcek tarafından ısırılmak,
  • Döküntülerin olduğu bölgede kızarıklıklar,
  • Döküntülerin olduğu bölgede hassaslık.

Göğüste Döküntünün Belirtileri:

  • İsilik: Ter bezleri tıkandığında ve gözeneklerden ter atılamadığında ortaya çıkan bir durumdur. Fakat ilerlediğinde, cildinizin altında birikerek iltihaplanmaya ve kızarıklığa neden olur. Uzmanlar, isiliğin en iyi tedavi yönteminin serinlemek olduğunun altını çizerler. Isı döküntüsü veya isilik, esas olarak ısı ve nem nedeniyle normalden daha fazla terlediğinizde ortaya çıkar ve genellikle tedaviye ihtiyaç duyulmadan geçer.
  • Enfeksiyonlar: Göğüslerin altındaki ılık ve nemli cilt bakteri; mantar ve maya enfeksiyonları için ideal bir üreme alanıdır. Bu nedenle farklı tiplerde enfeksiyonlar görülebilir. Bunlardan ilki kandidiyazdır.
  • Kandidiyaz: Vajinal maya enfeksiyonlarına, oral pamukçuk enfeksiyonlarına ve bebek bezi döküntülerine neden olan aynı maya veya mantarlardan kaynaklanır. Bu mantar enfeksiyonları genellikle bebeklerde, bağışıklık sistemini etkileyen hastalıkları olan kişilerde ve antibiyotik alan kişilerde ortaya çıkar. Candida mayaları göğüslerin altındaki nemli ve sıcak ortamda gelişir. Genellikle rahatsız edici kabarcıklar ve küçük çatlaklar geliştiren bir kızarıklığa neden olurlar. Diğer birçok döküntü gibi, kandidiyaz da çok kaşıntılı olabilir. Kandidiyazı tedavi etmek için antifungal yani mantar önleyici kremler kullanılır. Enfeksiyon daha yaygınsa, doktorunuz ağızdan alınacak mantar önleyici ilaçlar yazabilir. Cildinizi kuru tutmak da önemlidir.
  • Saçkıran: Tinea adı verilen çeşitli mantar enfeksiyonlarından biridir. Mantarlar, havada, toprakta, suda, hayvanlarda ve insanlarda bulunan mikroskobik, tek hücreli organizmalardır. Sporcularda görülen saçkırana ve ilgili cilt rahatsızlıklarına neden olan mantar türleri, ölü keratin ile beslenen parazitlerdir. Bu cildinizi, tırnaklarınızı ve saçınızı oluşturan proteindir. Saçkıran, belirgin kırmızı bir halka ile yuvarlak, kırmızı cilt lekeleri olarak görünür. Saçkıran oldukça bulaşıcıdır ve genellikle ortak havlular, çarşaflar ve duşlar yoluyla yayılır.
  • Otoimmün Hastalıkları: Göğsünüzün altında kızarıklığa neden olabilecek birkaç farklı otoimmün bozukluk vardır. Otoimmün bozukluklar iyileştirilemeyen kronik durumlardır, ancak semptomları tedavi edilebilmektedir.
  • Egzama: Şiddetli şekilde kaşınan iltihaplı kırmızı veya kırmızımsı gri cilt lekeleri egzama veya atopik dermatit belirtileridir. Egzama, sızan ve kabuklanan küçük, sıvı dolu şişlikler geliştirebilir. Egzama vücudunuzun herhangi bir yerinde bulunabilse de en çok yüz, eller, ayak, diz arkaları ve dirseğin iç yüzeyinde görülür. Ter, yün, stres ve ağır içerikli deterjan ve sabunlar egzamayı daha kötü hale getirebilir.
  • Kanser: Meme kanseri, diğer kanser türlerine göre yavaş yayılım gösterir. Pembe veya kırmızı cilt rengi, portakal kabuğu görünümünde cilt, sivilce benzeri döküntü, içe doğru dönük meme ucu gibi belirtileri bulunmaktadır. Bu tür meme kanseri nadir olmakla birlikte, bu belirtilere sahipseniz derhal doktorunuzu görmeniz önemlidir. Kemoterapi, ameliyat ve radyasyon tedavisinin bir kombinasyonu, meme kanseri için standart tedavidir.

Göğüs kanseri kızarıklıkla başlayabilir mi?

Meme kanserini kızarıklık veya deri döküntüsü ile pek fazla ilişkilendirilmemektedir. Ancak iltihaplı göğüs kanseri (IBC) durumunda, döküntü erken bir semptomdur. Bu, memenin derisini ve lenf damarlarını etkileyen bir meme kanseri türüdür. Diğer meme kanseri türlerinin aksine, IBC genellikle topaklara veya yumrulara neden olmaz.

Göğsümde döküntü olduğunu nasıl anlarım?

Döküntü, deri lezyonlarının yaygın bir şekilde patlaması olarak tanımlanır. Çok geniş bir tıbbi terimdir. Döküntüler görünüş olarak büyük ölçüde değişebilir ve yazımızın üst kısımlarında belirttiğimiz birçok olası nedeni vardır. Çeşitlilik nedeniyle çok çeşitli tedavi yöntemleri de bulunur.

Kirli bir sütyen kızarıklığa neden olabilir mi?

Bakteriler nemli bölgeleri severler ve göğüs altlarındaki sıcak yerler onların üremeleri için yeterli imkanı sağlar. Bu nedenle bu mikroorganizmalar sütyende bir araya gelirse tahrişe ve kızarıklığa neden olur. İleri durumlarda enfeksiyona dönüşür. Yani evet, kirli bir sütyen bu duruma neden olabilir.

Göğüs Döküntüsü belirtilerini hafifletmek için…

  • Kızarıklık geçene kadar sütyeninizi olabildiğince fazla giymeyin.
  • Sütyen taktığınızda, takmadan oturduğundan emin olun. Balenli sütyenlerden kaçının.
  • Göğüslerin altındaki nemi emmek için sütyen astarları veya mini pedler takmayı düşünebilirsiniz.
  • Pamuklu ve keten gibi nefes alan kumaşlardan yapılmış bol giysiler giyin.
  • Kokusuz sabunlar, losyonlar ve nemlendiriciler kullanın.
  • Etkilenen bölgeye soğuk bir kompres uygulayın.
  • Kaşıntıyı azaltmaya yönelik kremleri doktor tavsiyesi ile kullanın.

Göğüs döküntülerinden kurtulmak için tercih edilen en etkili yöntemler hangisidir?

Yukarıda bahsettiğimiz semptom hafifletici ipuçlarının yanında, bu döküntülerden kurtulmak için de evde uygulanabilecek bazı yöntemler mevcuttur.

  • Soğuk Kompres: Kızarıklıktaki ağrı ve kaşıntıyı durdurmanın en hızlı ve kolay yollarından biri soğuk uygulamaktır. Anında rahatlama sağlayabilir ve şişmeyi durdurmaya, kaşıntıyı hafifletmeye ve kızarıklığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilir.
  • Aloe vera: Aloe vera bitkisi, sağlık ve cilt bakımına yardımcı olarak yüzyıllardır kullanılmaktadır. Aloe, yara iyileşmesine ek olarak, anti-enflamatuar, antimikrobiyal, antiviral ve antioksidan olarak kullanılmıştır. Kesiklere ve yanıklara da etkili olduğu gibi döküntülere de etkili bir yöntemdir.
  • Hindistan cevizi yağı: Yüzyıllardır tropikal ülkelerde yemeklik yağ ve cilt nemlendirici olarak kullanılmıştır. Doymuş yağ oranı yüksektir ve antiseptik ve anti-enflamatuar özelliklere sahiptir. Hindistan cevizine alerjisi olan kişiler, önce iç koldaki bir noktada test etmelidir. 24 saat içinde herhangi bir reaksiyon olmazsa, kullanımı güvenli olacaktır. Tahriş eder ise kullanımı derhal bırakılmalıdır.

Elbette ki en etkili tedavi her zaman doktora danışmaktır. Blog yazımızda belirttiğimiz semptomlara sahipseniz, sorularınız ve randevularınız için web sitemiz üzerinden form doldurabilir veya Natural Clinic’e 7/24 ulaşabilirsiniz.

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar’da ilginizi çekebilir;

Çene Liposuction Nasıl Yapılır?
Menü